Nesnelerin interneti ile kurumların performansını artırmak

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Goldman Sachs’ın 2014’te yayımladığı bir araştırmaya göre IoT sensör maliyetleri geçtiğimiz on yıl içinde 2 kat düştü. Geniş bant internetin maliyeti ise 40 kat azaldı. İşlemci maliyetleri 60 kat düştü. Teknolojinin ilerlemesi ve yaygınlaşmasıyla azalan maliyetler, IoT’nin çok daha geniş bir yelpazede kullanılmasını mümkün hale getirdi.

IoT teknolojisi sadece endüstriyel arenada değil, gündelik yaşamımızda da sıkça kullanılmaya başladı. Fujitsu’nun 2015’te ortaya koyduğu ‘Teknoloji ve Servis vizyonu’ araştırmasına göre, 2020 yılına kadar yer yüzündeki her insan başına ortalama 7 akıllı cihaz düşüyor olacak. Bu, toplamda 50 milyar cihaza tekabül ediyor. EMC’nin IDC ile gerçekleştirdiği ‘Digital Universe’ çalışmasına göre 2020 yılına kadar her sene 44 Zilyon Byte’lık veri üretiliyor olacak. McKinsey’nin 2015’te yayımladığı ‘The internet of things: Mapping the value beyond the hype’ araştırmasına göre IoT pazarının 2025 yılında 11 trilyon dolarlık bir değere ulaşması bekleniyor.

Kurumsal giyilebilir teknolojilerin önümüzdeki 5 yıllık süreçte kişisel giyilebilir cihazların önüne geçeceği ve 6,3 milyar dolarlık bir pazara ulaşacağı da ön görüler arasında.
Endüstriyel üreticiler IoT yatırımlarının 3 yıl içinde, gelirlerini %27 oranında artıracağını düşünüyor. IoT’nin şehircilik tarafında da yeri büyük. Belediyecilik harcamalarının %25’inin IoT sistemler üzerine olacağı da öngörüler arasında.

IoT projeleri nasıl başlıyor
Nesnelerin interneti alanındaki projeleri temelde 3 aşamada değerlendirmek mümkün:
1. Aşama: Pilot proje ile başlamak
2. Aşama: Yeni hizmetler ve ürünlerle IoT portföyünü geliştirmek
3. Aşama: Başarılı geri dönüşler alınan IoT projelerindeki yatırımların artırılması

IDC’nin Ağustos 2015’te yayımladığı ‘Global IoT Decision Maker’ araştırması sonuçlarına göre kurumsal karar vericilerin %58’i IoT projelerinin stratejik ve dönüştürücü öneme sahip olduğunu düşünüyor. Yine aynı araştırmada kurumsal IoT pazarının tüketici pazarını geçtiğini görüyoruz. B2B toplam IoT pazarının %53’üne sahip.

 

Fujitsu olarak, nesnelerin internetinin nesnelerden çok insanlarla ilgili olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden insan odaklı ürün ve hizmetlerle hem kurumsal hem de bireysel üretkenliğin artırılmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. IoT alanında sadece akıllı sensörleri değil, analitik hizmetler ve bulut tabanlı ağ alt yapısı gibi teknolojileri de geliştirmeye devam ediyoruz.

Fujitsu’nun IoT portföyü ve ekosistemi

Fujitsu’nun nesnelerin interneti alanında sunduğu teknolojiler ve hizmetler enerji, akıllı üretim, nakliye ve lojistik, perakende hatta tarım dahil olmak üzere endüstriyel internetin tüm alanlarını kapsıyor. Fujitsu, ayrıca bulut tabanlı analitik hizmetler sunarak sensörlerin ürettiği tüm verilerden anlamlı bilginin oluşturulmasını da mümkün hale getiriyor. Intel, Microsoft ve Cisco gibi ‘Nesnelerin interneti’ konseptine yoğun bir şekilde yatırım yapan diğer şirketlerle birlikte ortak projeler hayata geçiriyoruz. Eğer sizler de işletmenizin verimliliğini IoT projeleriyle artırmak istiyorsanız aşağıdaki formdan bizimle iletişime geçin. Bir araya gelip, neler yapabileceğimizi konuşalım.

Sosyal medyadan takipleşiyor muyuz?

Dijital dönüşüm hikâyelerinden, araştırmalardan ve bizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin.

Twitter: https://twitter.com/FujitsuTurkey

Linkedin: https://www.linkedin.com/company/fujitsu-turkey

Facebook: https://www.facebook.com/FujitsuTurkey/

Show Buttons
Hide Buttons